• BIST 94.843
  • Altın 245,932
  • Dolar 5,9315
  • Euro 6,6229
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞVEREN TARAFINDAN HAKLI NEDENLERLE DERHAL FESHİ

Aytaç AÇARDAĞ

4857 sayılı İş Kanunu işçi ile işverenler arasındaki çalışma yaşamına ilişkin bir takım hükümleri düzenlemektedir. Bu düzenlemelerin en önemlilerinden bir tanesi de işçi ile işveren arasında iş sözleşmesinin yapılması zorunluluğudur. Nitekim İş Kanununun amaç kapsamını ele alan 1. maddesinde de bu hükme rastlamaktayız.

Söz konusu hükme göre;            

Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.” demektedir. Bir iş ilişkisinin kurulması için öncelikle bir iş sözleşmesinin olması zorunludur. İş sözleşmesinin kurulması kadar iş sözleşmesinin fesh edilmesi de son derece normal bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. İş sözleşmesi bazı durumlarda işçi tarafından fesh edilirken, bazı durumlarda da işveren tarafından fesh edilmesi söz konusu olabilmektedir. İş sözleşmesinin feshi iş dünyasında farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır;

*       Süreli Fesih (Md. 17)

*       İşçinin İş Sözleşmesini Derhal Feshi (Md. 24)

*       İşverenin İş Sözleşmesini Derhal Feshi (Md. 25)

1- İş Sözleşmesinin İşveren tarafından haklı nedenlerle derhal fesih hakkı

Bazı durumlarda işveren süresi belli olsun veya olmasın iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahiptir. Bu durumlar 4857 Sayılı İş Kanunu 25. maddesinde düzenlenmiş şu başlıklar altında toplanmıştır;

*       Sağlık Sebepleri

*       Ahlak ve İyi Niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri

*       Zorlayıcı sebepler

Evet, işveren bu durumlardan biri meydana geldiğinde iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahiptir.

1.1  Sağlık Sebepleri:

İş Kanunu 25. maddesine göre işçi kendi sağlını tehlikeye düşürecek derecede dikkatsiz olur veya özel yaşamında hayatına dikkat etmediği için yine sağlığını etkileyecek bir davranışta bulunursa işverenin bu durumda derhal fesih hakkı mevcuttur. Nitekim 25. maddenin birinci bendi bize bu durumları saymaktadır.

*       İşçinin kendi kastından dolayı veya özel yaşamında içkiye düşkünlüğünden dolayı işyerinde yaptığı işi aksatacak veya işin işleyişine etki edebilecek ve bu sebeple ardı ardına 3 iş günü veya bir ayda 5 iş günü işe gelmediği takdirde,

*       İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunun, sağlık kuruluşundan alınacak raporla saptanması,

*       Birinci madde de  sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

denmektedir. İşverenin sağlık sebeplerinden dolayı iş sözleşmesini fesh etmesi ancak ve ancak işçinin kendi ihmalkârlığından kaynaklanan durumların meydana gelmesi durumunda geçerli olacaktır.

1.2  Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller:

İşçi işverene karşı, herhangi bir konuda haklı bir sebebi olmaksızın iyi niyet ve ahlak ve kurallarına aykırı davranamaz. Örneğin işe girerken kendinin sahip olmadığı vasıfları işverene bu vasıflara sahipmiş gibi aksettiremez veya gerçeğe uygun olmayan sözler söyleyerek işvereni yanıltamaz. Bu tip bir durum meydana geldiğinde işveren iş sözleşmesini tek taraflı olarak ve derhal fesih hakkına sahip olacaktır.

İş kanunumuza göre iyi niyet ve ahlak kurallarından dolayı derhal fesih sebepleri şöyle sayılmıştır:

·        İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması,

·        İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.,

·        İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması

·        İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması

·        İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

·        İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

·        İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

·        İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

·        İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. Olarak sayılmıştır.

İşçi yukarıda sayılan durumlardan herhangi birine aykırı hareket ettiği durumda işveren yine iş sözleşmesini haklı olarak ve derhal fesih hakkına sahip olacaktır.

1.3 Zorlayıcı sebepler

İşçiyi işyerinde bir haftadan süre ile çalışmaktan dolayı alı koyan bir durumun ortaya çıkması durumunda veya işçinin gözaltına alınması veya tutukluluk hallerinin devam etmesi dolayısıyla ve ilgili madde hükümleri uyarınca bildirim süresini aşması durumunda işveren 25. madde hükmü uyarınca iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahip olacaktır.

Son olarak belirtmek gerekirse iş sözleşmesi işveren tarafından sağlık sebepleri, zorlayıcı sebepler ve işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 4857 Sayılı Kanunun 17. maddesindeki bildirim süresini aşması nedeniyle bildirimsiz feshedilen işçilere ihbar tazminatı ödenmesine gerek yoktur. Sadece işyerinde 1 yıldan fazla bir süreden beri çalışan işçilere kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir. Ancak işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymaması dolayısıyla iş sözleşmesi fesh edilen işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi ve işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesh edebilme yetkisi “Öğrenme gününden başlayarak altı iş günü ve olayın vukuu bulduğu tarihten itibaren bir yıl” olmak üzere hak düşürücü süre söz konusudur. İşçinin maddi bir çıkar sağlaması durumunda bu bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacaktır.

Bu yazı toplam 2585 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Muhasebe Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim